penser quelque chose comme possible ou vrai sans preuve certaine

sanmak
Onlar filmin iyi olacağını inanıyor.
avoir connaissance de quelque chose, posséder une information ou une compétence

bilmek
Yüzme biliyor musun?
rappeler un fait ou une personne dans sa mémoire

hatırlamak, anımsamak
Bu filmi hatırlıyor musun?
prendre une décision après réflexion ou choisir une option

karar vermek, belirlemek
Onlar proje için stratejiyi değiştirmeye karar verir.
prendre conscience de quelque chose

farkına varmak, idrak etmek
Farkına vardı ki işini değiştirmesi gerekiyordu.
la capacité de retenir et de se rappeler des informations

hafıza, bellek
Hafıza bazen yaşla birlikte azalır.
apprendre quelque chose par cœur pour pouvoir s'en souvenir

ezberlemek, hafızaya almak
Konferanstan önce konuşmasını ezberledi.
ne pas être certain de quelque chose, avoir des incertitudes

şüphe etmek, kuşkulanmak
Yeteneklerinden şüphe etmemelisin.
donner son avis ou décider si quelqu'un a raison ou tort

yargılamak, değerlendirmek
Her zaman bilmeden yargılayamazsınız.
action de diriger toute son attention sur quelque chose

konsantrasyon, odaklanma
Sporcular yarışmalar sırasında büyük bir konsantrasyon gerektirir.
état d'être vigilant ou concentré

dikkat, konsantrasyon
O, işinin detaylarına büyük bir dikkat gösterir.
avoir à l'esprit un souvenir ou une personne

hatırlamak, anımsamak
Bu restoranın adını hatırlıyor musun?
ce que quelqu'un pense ou croit à propos de quelque chose

görüş
Katılmıyor olsam da, senin görüşünü saygı duyuyorum.
avoir peur que quelque chose de mal arrive, se faire du souci
