Eğitim - Eğitim Disiplini
Burada "demerit", "detention" ve "counseling" gibi eğitim disiplini ile ilgili bazı İngilizce kelimeler öğreneceksiniz.
Gözden Geçir
Flash kartlar
biçimler
Yazım
Quiz
the act of expelling or forcing someone to leave a particular place, especially a school

uzaklaştırma, kovma
Komite, sorun çıkaran öğrencinin programdan atılmasını tartıştı.
someone who leaves school or college before finishing their studies

okuldan ayrılan kişi
Okulu bırakan, yeni beceriler kazanmak ve iş olanaklarını iyileştirmek için bir mesleki eğitim programına kaydoldu.
the action of officially not allowing someone to go to school, work, or participate in something for a specific length of time, particularly to punish them

yasaklama
a legal arrangement in which a convicted offender is released under specific conditions instead of serving time in prison

şartlı tahliye
Gözaltı memurları mahkeme emirlerine uyumu izler.
a process of providing guidance, support, and advice to someone facing personal, emotional, or psychological challenges

danışmanlık
Kaygıyı yönetmek ve daha iyi bir zihinsel sağlık için başa çıkma stratejileri geliştirmek amacıyla danışmanlık almaya karar verdi.
the physical punishment of people, especially of children or convicts

fiziksel ceza
Fiziksel ceza üzerine yapılan tartışma, genellikle ebeveyn hakları ile çocukların refahı arasındaki denge üzerinde yoğunlaşır.
a point against someone for a fault or wrongdoing, often used in educational or disciplinary contexts

ihtar (okulda)
Sınıfta yıkıcı davranışları caydırmak için demerit sistemi uygulandı.
a type of punishment for students who have done something wrong and as a result, they cannot go home at the same time as others

ders bitimi okulda kalma cezası
Gözaltı, öğrencileri okul kurallarını çiğnemekten caydırmak için sıklıkla bir disiplin önlemi olarak kullanılır.
a form of scolding or criticism intended to discourage bad behavior or actions

azarlama, paylama
Annem bana odamı temizlemediğim için bir azarlama verdi.
an insulting or mocking remark or action intended to provoke someone or elicit a reaction

alay, taşlama
Rakip takımın taraftarlarının alaylarına rağmen, sporcu sakinliğini korudu ve oyuna odaklandı.
