Günlük Yaşam - Uyku
İngilizce'de "hit the sack" ve "forty winks" gibi deyimlerin uykuyla nasıl ilişkili olduğunu keşfedin.
Gözden Geçir
Flash kartlar
Quiz
to rest one's mind and body, with one's eyes closed

yatıp uyumak, yatağa girmek
Genelde saat on gibi yatıp uyur.
to get no sleep

gözünü kırpmamak
to manage to get a full sleep without anyone or anything interrupting

deliksiz uyumak, mışıl mışıl uyumak
Sınavlar biter bitmez eve gidip mışıl mışıl uyudu.
to constantly turn over to the sides due to having difficulty sleeping

yatakta dönüp durmak, uyuyamayıp kıvranmak
Bebeğin ağladığını duyuyordum, bu yüzden saatlerce yatakta dönüp durdum.
to manage to get some sleep

biraz kestirmek, biraz uyumak
Öğle yemeğinden sonra kanepede biraz kestirmeye çalıştı.
sleeping so soundly that one cannot be easily awakened

sızıp kalmış, derin uykuda
Onu akşam yemeği için uyandırmaya çalıştım ama derin uykudaydı.
a short, light nap or brief sleep taken to rest and regain energy

kısa bir şekerleme, kısa bir kestirme
Babam tekrar araba kullanmadan önce kısa bir kestirme yapsın diye kenara çektik.
to start going to sleep

uyumaya gitmek, yatağa gitmek
İyi geceler deyip uyumak için yukarı çıktı.
to get in bed for sleeping

yatağa gitmek, yatmaya gitmek
Filmden sonra çocuklar sonunda yatmaya gitti.
someone who has a tendency to get up early every morning

erken kalkan biri, sabah insanı
Erken kalkanlar şehir uyanmadan önce sessiz sokakların tadını çıkarır.
used to tell someone it is time to get up and get out of bed

uyan, hadi kalk
Hadi kalk uykucu; bütün gün yatakta kalamazsın.
a person who has a tendency to sleep very late at night

gece kuşu, gece insanı
Bir gece kuşuyla yaşamak, gece yarısından sonra ayak sesleri duymak demektir.
used to refer to someone who is completely awake and conscious

iyice uyanmış, kendine gelmiş
İkinci fincan çayından sonra ancak kendine geldi.
(of a person) in a state of deep unconsciousness or sleep, typically due to extreme fatigue

sızıp kalmış, derin uykuya dalmış
Bir dakika önce konuşuyordu, bir dakika sonra sızıp kalmıştı.
to sleep very deeply

deliksiz uyumak, mışıl mışıl uyumak
Bebek bir kez uyuyunca üç saat deliksiz uyudu.
![to {not} [sleep] a wink to {not} [sleep] a wink](/assets/img/no-pic-260w.png)